YENİ Partili Namık Tan, Ankara’da yaptığı açıklamada, Pakistan’ın Ankara Büyükelçisi Yusuf Cüneyd’in Cumhuriyet gazetesine verdiği demeçte dile getirilen ‘Mekke Anlaşması’nın tam metninin paylaşılmayabileceği’ yönündeki ifadeleri değerlendirdi. Tan, bu açıklamaların ardından konuya ilişkin önemli uyarılarda bulunarak, belgenin içeriği ve hukuki statüsü hakkında net bir açıklık gerektiğini vurguladı.
Tan, özellikle Türk makamlarının kullandığı ‘pakt’ ve ‘ortak savunma’ kavramlarının, söz konusu anlaşmanın niteliği konusunda farklılıklar oluşturduğuna dikkat çekti. Bu farklılıkların, belgenin siyasi bir deklarasyon mu, uluslararası bir işbirliği beyanı mı yoksa bağlayıcı hukuki bir anlaşma mı olduğunu belirlemede önemli olduğunu belirtti. Dolayısıyla, ilgili tarafların resmi tutumu ve belgenin içeriği hakkında kesin bilgiler verilmeden, kamuoyunun ve uluslararası toplumun tam olarak bilinçlenmesi mümkün gözükmüyor.
Namık Tan, bu noktada en önemli adımın, Mekke Anlaşması’nın hukuki ve politik bağlamda netleştirilmesi olduğunu ifade etti. Anlaşmanın içeriği ve amacına ilişkin doğru ve şeffaf bir bilgi akışının sağlanmasının, bölgesel barış ve istikrar açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi. Ayrıca, bu tür uluslararası anlaşmaların kamuoyuyla paylaşılmasının, taraflar arasındaki güveni artıracağından ve olası anlaşmazlıkların önüne geçebileceğinden bahsetti. Sonuç olarak, Tan, tüm tarafların, anlaşmanın gerçek niteliğine ilişkin adil ve şeffaf bir açıklama yapması gerektiğinin altını çizdi.
